kiss metodu

Kiss Metodu

İlk başta aklımıza başka şeyleri 🙂 getirse de KISS Metodu basitlik için çabalamayı öneren bir prensiptir.

Çok farklı varyasyonları ile karşılaşabilirsiniz, ancak bizce akılda en kalıcı açılımı,

Keep IShort and Simple” olanı.

Kiss Metodunun (pek de şaşırtıcı olmayan biçimde )1960’lı yılarda Amerikan donanmasında kullanılmaya başlandığı rivayet edilir. Amerika’nın metodu uygulamasından önce de benzer düşüncelere bilim insanlarında rastlayabilmemiz mümkün.

Nitekim Albert Einstein;

“Basitçe anlatamıyorsan, kendin de yeterince anlamamışsın demektir” demiş.

Kiss metodu bir problemi çözerken olabilecek en basit ve yalın çözümü seçmeyi önerir. Hatta o kadar basit olmalıdır ki, ilk bakışta; “Bunu bir aptal bile anlar ve yapar” denmelidir.

İnsanlar karmaşık çözümler bularak, karmaşık yapılar inşa ederek “zekice” işler yaptığını düşünür. Dışarıdan bakan bir insan ne kadar zor anlar ise o kadar artı değer ürettiğini sanır. Ancak esas zor olan basitleştirmektir.

Kiss metodunun tercih edilmesindeki avantajlarını aşağıdaki gibi sıralayabiliriz;
-Uygulaması daha kolaydır.
-Hataya daha az açıktır.
-Bakımını yapmak daha kolaydır.
-Zaman tasarrufu sağlar.
-Kolay değiştirilebilir.
-Çevik olmak açısından gereklidir.

Kiss metodu, her alanda kullanımı mümkün olan bir yaklaşım olduğu için her yerde karşımıza çıkıyor. İnsan Kaynakları süreçlerinde sistemsel yapılandırmadan, personele yapılan duyurulara, üretimdeki operasyon talimatları vb. oluşumundan, yazılım sektöründeki tasarımlara, evimize aldığımız ev aletinin kullanımına kadar pek çok konuda benimsenerek uygulanıyor.

Uzun uzun metin ve talimatları okumaya artık ne bizim ne de yeni gelen nesillerin sabrının kalmadığı bu dünyada basitlik ve kolay anlaşılır olabilmek için herkes bir gün bu Kiss’i deneyimleyecek desek pek de yanılmış olmayız :).

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir